Organ yetmezliği sonucu hastanın yaşamını
tehdit eden durumlarda , ilgili organ ya da
dokuların nakledilmesi
sürecine verilen isimdir.
Kişi evde, sokakta veya hastanenin herhangi bir servisinde ölmüş olsa bile, organları alınamaz, kullanılamaz…
Böyle durumlarda bu kişilerden organ nakli yapılamaz…

Sadece yoğun bakım ünitesinde
yaşam destek ünitesine bağlı iken
beyin ölümü gelişen kişilerden organ nakli yapılır. Beyin ölümü gerçekleşmeden
organ nakli yapılamaz

BİTKİSEL HAYAT VE BEYİN ÖLÜMÜ FARKLIDIR.
Bitkisel hayatta ;
Hastanın solunumu devam eder.
Bu hastalar aylarca, yıllarca yaşayabilirler.
Bazı durumlarda
İyileşme şansları vardır.

Beyin ölümünde ise;
Hasta solunum cihazına bağlıdır.
Kendisi solunum yapamaz.
Bu vakalar tıbben ölmüştür
Hayata dönmesi mümkün değildir.

VÜCUT BÜTÜNLÜĞÜ ASLA BOZULMAZ
Organ alımı ameliyathane koşullarında,
uzman hekimler tarafından gerçek bir ameliyat disiplini ile gerçekleştirilir.
Organ bağışçısının vücut bütünlüğü titizlikle korunur.
Diyanet işleri başkanlığı ile organ naklinin 06.03.1980 tarih ve 396 sayılı kararı ile caiz olduğunu açıklamıştır.

KİMLER ORGAN BAĞIŞÇISI OLABİLİR
18 yaşından büyük
akli dengesi yerinde olan herkes
2238 sayılı yasaya göre organlarının tamamını veya
bir bölümünü bağışlayabilir.

ORGAN BAĞIŞI
Nakli yapan merkezlerde
Sağlık ocakları-sağlık grup başkanlıkları
Devlet hastaneleri ve bazı özel hastanelerde
Sağlık müdürlüklerinde
Organ nakli ile ilgilenen vakıf, dernek gibi kuruluşlarda organ bağışı yapılabilir.

NAKİL ORGANİZASYONU
Sağlık bakanlığı, Uusal Koordinasyon Sistemi tarafından zengin-fakir, dil-din-ırk farkı gözetmeksizin yürütülür.

Öncelikle doku ve kan grubu uyumuna göre tıbbi aciliyet gözönünde bulundurulur.
Türkiye’de yılda yaklaşık 5000 kişi organ bağışı beklerken yaşamını yitirmektedir.
Bağışlanmış her organ gerçek bir yaşam armağanıdır.

30.000 HASTA ORGAN NAKLİ İÇİN UMUTSUZCA BEKLEMEKTEDİR
ORGANLARINIZI BAĞIŞLAYARAK SİZ DE BİR YAŞAM ARMAĞAN EDEBİLİRSİNİZ.